Lazerle Göz Ameliyatları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Merhabalar, dünyanın göz sağlığı merkezi Türkiye’ye hoş geldiniz. Bunu söylerken abartmıyorum. Türkiye bugün dünyanın sağlık turizmi konumunda ve göz operasyonları bu sektörün en çok talep edilen hizmetlerinden biri. 80 milyondan çok nüfusa sahip Türkiye’de sağlık hizmeti alan hastaların üçte birinden fazlasının yurt dışından gelen hastalar olması ne demek istediğimi daha iyi anlatacaktır. Türkiye’nin böyle bir merkez haline gelmesini sağlayansa son model cihaz ve teknolojilerle donatılmış hastanelerin yanı sıra onlara eşlik eden dünyaca ünlü uzmanlar ve fiyatların çok makul oluşu.

Benim ismim Mert, birkaç cümleyle size bu yazıyı niçin yazdığımı söylemek istiyorum. Benim gözlerimde astigmat bozukluğu var ve küçüklüğümden beri gözlük kullanıyorum. Gözüme bir şey yerleştirme fikri beni ürküttüğü için hiçbir zaman lens kullanmadım. Yıllardır lazer ameliyatıyla göz bozukluğumu düzelttirmeyi düşünüyordum ama cesaret edemedim. Zira gözlerimiz belki de en önemli organımlarımız değil mi? Çevremden birçok kişi lazerle tedavi oldular, beni de yıllarca ikna etmeye çalıştılar ama ben bir türlü karar veremedim.

Geçtiğimiz haftalarda gözlüğüm bir kez daha kırılınca ciddi ciddi bu konuyu araştırmaya giriştim. Uzmanlarla görüştüm, hastaneleri ziyaret ettim. Bu sayfada sizinle bu süreçte öğrendiklerimi paylaşacağım. Bazı şeyler vardır, daha çok öğrendikçe korkunuz ve gerginliğiniz artar. Bunda hiç öyle değil, araştırdıkça, daha fazla bilgi edindikçe korkum geçti.

Bu yazımda başta farklı teknikler, operasyon ve iyileşme süreçleri olmak lazerle göz operasyonlarına dair merak ettiğiniz her şeyi bulacaksınız. Sayfa sonuna hem benim merak ettiklerimden hem de araştırmalarımda karşılaştığım sorulardan derlediğim bir “Sık Sorulan Sorular” bölümü ekledim. Yani bu sayfada tüm sorularınıza cevap bulacaksınız. Göz hastalıkları ve ameliyatlarına dair yazdığım yazıya ise buradan ulaşabilirsiniz.



Lazerle Göz Ameliyatı Nedir?

Gözlerimizin bozulması hepimizin bildiği ve birçok kişinin yaşadığı bir gerçek. Genetik veya dış sebeplere bağlı olarak kornea görüntüyü mercek üzerine düzgün düşüremediğinde ya da mercek opaklaştığında yaşanan bu hastalıklarsa miyopi, hipermetropi, astigmatizma, presbiyopi ve katarakttır. İnsanların yüzyıllardır yaşadığı bu bozukluklar uzun süre boyunca gözlükle, sonrasında da bıçaklı ameliyatlarla düzeltilmişti. 1988 yılında lazer teknolojisinin göz ameliyatlarına uygulanmasıysa her şeyi değiştirdi.

Aradan geçen süre içerisinde lazer teknikleri çoğaldı ve çok daha mükemmelleşti. Bıçaksız gerçekleştirlen lazer ameliyatları çok daha kısa sürüyor, daha başarılı ve iyileşme süreleri de daha kısa. Hata paylarıysa neredeyse bulunmuyor. Yani şu anda en güvenilir yöntem. Bu son teknolojiler ağrı ve sızıyı da ortadan kaldırmış durumda. Yaşasın!

Kısacası, tamamen bilgisayar kontrollü lazer cihazlarının gözün saydam tabakası olan korneanın şeklini değiştirerek görme bozukluklarını gidermesi işlemine lazerli göz ameliyatları deniyor. En yaygın olarak kullanılan lazer tekniği dolayısıyla “Excimer lazer ameliyatı” diye de biliniyor ve 30 yıldan fazladır başarıyla göz bozukluklarının tedavisinde kullanılıyor. Bu ışınlar gözün en önündeki şeffaf kornea tabakasına temas edince buradaki kornea moleküllerini birbirine  bağlayan kimyasal bağları koparıyor ve böylece korneanın yüzeyindeki o kısmı yok ediyor.

Bu olay fotokimyasal bir işlem olduğundan gözün hiçbir dokusuna zarar vermiyor, hatta etkisi gözün iç kısımlarına bile girmiyor, çünkü gözyaşına veya herhangi bir sıvıya rastladığı anda tüm etkisini kaybediyor. Korkacak hiçbir şey yok yani.

Aşağıda anlatacağım birçok farklı lazerli operasyon çeşidi bulunuyor. Bunlar LASIK-iLASIK, PRK, LASEK ve SMILE teknikleri. Bu farklı tekniklerden istediğinizi tercih edemiyorsunuz her zaman. Yapılan muayene sonrasında göz yapınıza ve bozukluğunuza bağlı olarak size en uygun teknik belirleniyor. Yani en iyi yol uzman bir doktora danışmanız.

Lazerle Göz Ameliyatı Teknikleri Neler?

Aslında lazer işlemi tüm ameliyatlarda korneanın epitel tabakasının altında yer alan stroma tabakasına uygulanıyor. Bu tabakaya ulaşmak üzere uygulanan yönteme göre de teknikler farklılaşıyor.

Araştırmalarım sonucunda toplamda 10’dan fazla lazerle göz ameliyatı yöntemi olduğunu gördüm. Ama internette küçük bir araştırma sonucunda sizin de görebileceğiniz gibi bunlar arasında 5 tanesi çok yaygın. Aslında en yaygını LASIK denen yöntem ama bu tekniklerin hepsi teknolojik gelişmeler ve geliştirmeler sonucu ortaya çıkmış. Madem ki son teknoloji bir sistemden bahsediyoruz, diğer yaygın yöntemleri eklememek olmazdı.

Bu tekniklerin en yaygın olanı LASIK. En yaygın teknik olmasının en büyük sebebi de işlem için çoğu insanın uygun olması, yani dünya genelinde göz bozukluğu bulunan insanların çoğu bu teknikle tedavi olabiliyor. İkinci teknik bu tekniğin en gelişmiş hali olan iLASIK ya da FEMTOLASIK. LASIK ve iLASIK tekniklerinin çok benzer olmaları sebebiyle bunları bir arada düşünmek, karşılaştırma yapabilmek açısından yararlı. Ondan dolayı bu ikisini birlikte anlatacağım.

Bir sonraki teknik olan PRK aslında lazerli göz ameliyatı tekniklerinin en eskisi. 1988 yılında ilk ameliyatta kullanılan teknik bu. Diğer bir teknik olan LASEK’se PRK tekniğinin modifiye hali ve LASIK ile PRK’nın bazı özelliklerini birleştiren teknik olarak biliniyor. Bundan ve bazı doktorların PRK ve LASEK yöntemlerini dönüşümlü kullanmalarından dolayı bu iki tekniği de birlikte ve karşılaştırmalı anlatacağım.

Son teknik olan SMILE ise 2000’li yıllarda geliştirilmiş ve miyopiyle astigmatizmanın düzeltilmesinde kullanılıyor. Bu teknik, özellikle kuru göz sendromu sahibi ya da boksör gibi göze darbe alma riski olan kişiler için öneriliyor.

Her tekniğin daha geniş açıklamasıyla operasyon ve iyileşme süreçlerini aşağıda bulabilirsiniz.

LASIK ve iLASIK Teknikleri Nedir? Nasıl Uygulanır?

LASIK tekniği miyop, hipermetrop ve astigmatizmanın düzeltilmesinde kullanılıyor. Hem her göz bozukluğuna uygulanabilmesi hem de insanların çoğunun göz bozukluğunun bu teknikle tedavi edilebilir olmasından dolayı bu teknik çok yaygın. Fakat farklı tekniklerin olmasının en önemli sebebi farklı göz yapılarına ya da bozukluk derecelerine uygun olmaları. Bundan dolayı da size en uygun olan yöntem detaylı bir muayeneden sonra belli oluyor. Bunu unutmayın.

Ameliyatta iki aşama bulunuyor. İlk aşama korneada ince bir zarın kaldırılması, ikincisi ise alt tabakadaki bozukluğun lazerle düzeltilmesi.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor.

Daha sonrasında operasyonun ilk aşamasında korneada ince zar gibi bir tabaka (flap) kaldırılıyor. LASIK tekniğinde bu ilk aşama mikrokeratom denilen bıçakla gerçekleştiriliyor ki bu klasik LASIK tekniğinin ayırıcı özelliği. iLASIK ya da FEMTOLASIK tekniğinden ayrıldığı yer de burası. iLASIK yönteminde bu aşamada bıçak değil de lazer kullanılıyor, yani gözle temas hiç yok.  

Bu minik flap denilen bölüm kaldırıldıktan sonra ikinci aşamada görme bozukluğunu düzeltmek için lazer kullanılıyor. Bu işlem hem LASIK hem de iLASIK yönteminde aynı. Lazerle göz ameliyatı dediğimiz işlem aslında bu. Yani korneada kaldırılan kısım sonrası uygulanan lazer işlemi. Bu işlem sadece saniyeler sürüyor. Operasyonun toplam süresi ise 10-15 dakika. Yani ameliyata girmenizle çıkmanız neredeyse bir oluyor diyebiliriz.

LASIK-iLASIK Tekniği Kimlere Uygulanabilir?

Bu tekniklerin yapılabilmesinin ilk şartı 18 yaşını doldurmuş olmanız. İkinci en temel faktörse göz bozukluklarının son bir sene içinde değişmemiş ya da çok az değişmiş olması.

LASIK ve iLASIK lazerle göz ameliyatı miyop, hipermetrop ve astigmatizmaya uygulanabiliyor ama bunlar için üst sınırlar mevcut. Eğer göz bozukluklarınız miyopsanız 10’un, astigmat veya hipermetropsanız 6 derecenin altında ise bu tekniklerle ameliyat olabiliyorsunuz. Ayrıca kornea kalınlığınızın, kornea yüzeyinizin ve göz yapınızın bu yöntemler için uygun olması gerekiyor ki bunlar muayenede belli oluyor.

Bu tekniklerin uygulanamadığı durumlar da söz konusu. Korneanız inceyse, korneanızda keratokonusu varsa, katarakt hastalığınız bulunuyorsa, gözünüzde diyabet bulgularına rastlanması durumunda ve romatizmal hastalıklarınız bulunuyorsa LASIK ve iLASIK ameliyatı olamıyorsunuz. Ayrıca hamile ve emziren kadınlar da bu ameliyatı olamıyorlar
.
Ayrıca muayene sırasında tespit edilen bazı durumlarda LASIK operasyonu öncesinde bu sorunlar tedavi ediliyor. Bunlardan göz tansiyonunun tesbitinde önce göz içi basıncı düzenleniyor, sonra lazer tedavisi gerçekleştiriliyor. Retinada yırtık, delik veya ince alanlar varsa önce bunlar emniyete alınıyor. Lazerle göz ameliyatıysa bundan 3 hafta sonra uygulanıyor.

LASIK ve iLASIK Tekniklerinde İyileşme Süreci

LASIK ve iLASIK tekniklerinin bu kadar popüler olmasının sebeplerinden birisi iyileşme süreçlerinin hızlı olması. Bulanıklık birkaç gün sürebilse de doktorlar operasyonun ertesi günü normal yaşantınıza dönebileceğinizi söylüyor. Süreçler ve dikkat etmeniz gerekenlerse şu şekilde:

Ameliyat sonrasında gözlerinize antibiyotikli damla damlatılıyor ve gözünüze toz veya yabancı madde kaçmasını engellemek için koruyucu gözlük takılıyor. Operasyondan bir gün sonra klinikte ya da hastanede muayeneye geliyorsunuz ve bu gözlük burada doktorlar tarafından çıkartılıyor. Ayrıca doktorunuz koruma amaçlı lens kullanımını da tavsiye edebilir.

Normal süreçte operasyondan bir gün sonra normal yaşantınıza dönebiliyorsunuz. Fakat bu ilk gün içerisinde güzleriniz hassas ve ışığa duyarlı olduğundan televizyon seyretmek, kitap okumak ve telefonla yakından ilgilenmek tavsiye edilmiyor. En iyi iyileşme tavsiyesi ise gözlerinizi kapalı tutarak dinlendirmeniz, daha da iyisi bol bol uyumanız.

Ameliyat sonrası birkaç saat gözlerinizde yanma, batma, sulanma olabiliyor. Bu son derece normal. Ağrı nadiren de olsa yaşanabiliyor ve böyle bir durumda ağrı kesici alıyorsunuz. İyileşme sürecini hızlandırmak için gözlerinize ellerinizi sürmemeli, kaşımamalı ve ovalamamalısınız. Doktor bunu engellemek için ilk gün koruyucu gözlükle uyumanızı tavsiye edebilir.

Ayrıca operasyon akşamı banyo yapmıyor, yüzünüzü de yıkamayorsunuz. Operasyon sonrasında birkaç gün bulanık görmeniz tamamen normal. Ancak herhangi bir sıkıntı yaşamamanız için operasyona gelirken yanınızda bir refakatçi olması tavsiye ediliyor. Bu bulanıklıklar azalarak bazen birkaç hafta ya da ay sürebiliyor ama ameliyat sonrası düzenli olarak kontrollere gideceğiniz için bunları doktorunuz değerlendirecektir. Bu ameliyat süresi kontroller ortalama altı ay sürüyor. 

LASIK ve iLASIK Tekniklerinde Dikkat Etmeniz Gerekenler

Bu yöntemlerde tedavinin ertesi günü klnikte kısa bir kontrol yapılır ve bundan sonra normal yaşamınızaa geri dönebilirsiniz ama hem sağlığınız hem de ameliyatın başarısının artması için dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu bilmelisiniz. Bunların en önemlileri şunlar:

1 hafta göz makyajı yapılmaması öneriliyor.

1 ay havuz, deniz, sauna, hamam ve solaryum tamamen yasak.

1 ay gözleriniz kaşımaktan ve ovuşturmaktan kaçınmalısınız. Ameliyat sonrası ilk gün bu yasak.

Gözler hassas olduğu için 1 ay basketbol, futbol, tenis, boks gibi takım sporlarından uzak durmalısınız. Hatta göze darbe alma ihtimali olan sporlardan birini yapan bir sporcuysanız doktorunuz size başka bir yöntemi tavsiye edebilir. 

Ameliyattan 1 gün sonra yürüyüş, koşu, aletle egzersiz gibi hafif sporları dikkatli olmak koşuluyla yapabiliyorsunuz.

PRK-LASEK Teknikleri Nedir? Nasıl Uygulanır?

PRK aslında lazerle ameliyat tekniklerinin en eskisi. 1988 yıında gerçekleştirilen ilk lazerle göz ameliyatı PRK tekniğiyle yapılmış. LASEK de PRK yönteminin uygulamada modifiye edilmiş hali. Her ikisi de yüzey tedavisi olarak biliniyor ve korneanın yüzeyinden gerçekleştiriliyor.

Lazerli tekniklerini en yaygını olan LASIK tekniğinden farklı olarak PRK yönteminde, korneada kesi (LASIK/iLASIK) ile ince tabaka (flap) oluşturulmuyor, lazer doğrudan dış yüzeyden başlıyor. PRK tekniği korneanın en üstündeki epitel olarak adlandırılan ince canlı doku sıyrılarak alttaki dokuya Excimer Lazer’in uygulanması işlemidir. Bundan dolayı PRK tekniği korneası ince olan kişilere daha uygun.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor. Gözler uyuştuktan sonra korneanın en üst tabakası (epitelyum) spatül, alkol veya EXCIMER lazer uygulanarak kaldırılıyor. Bu epitelyum eğer spatül uygulanarak kaldırılıyorsa PRK, seyreltilmiş alkol uygulanarak kaldırılıyorsa LASEK oluyor. Eğer EXCIMER lazerle kaldırılıyorsa da buna “göze temassız lazer” deniyor.

Daha sonrasında yüzeye lazer uygulanıyor. Lazerle göz ameliyatı dediğimiz işlem aslında bu. Yani korneada kaldırılan kısım sonrası uygulanan lazer işlemi. Daha sonra kaldırılan epitelyum yerine yerleştiriliyor ve işlem bitiyor. Birkaç gün kullanmak üzere de koruyucu lensler takılıyor. Bu işlemler yaklaşık 15 dakika sürüyor.

PRK-LASEK Teknikleri Kimlere Uygulanabilir?

Öncelikle lazerle göz ameliyatı olmak için 18 yaşını doldurmuş olmanız, son bir yıl içinde de göz derecenizde değişiklik olmamış olması (ya da çok az olması) gerektiğini söylemeliyim.

PRK tekniği miyopta 4 derecenin, hipermetropta 2 derecenin ve astigmatizmada da 2 derecenin altındaki kişilerin tedavisi için kullanılabiliyor. Bu kişiler arasında özellikle de ince korneası ve gözlerini etkileyen bazı tıbbi rahatsızlıkları olan kişilere uygulanıyor. Kornea tabakasından herhangi bir flap kaldırılmadığı ve kornea biyomekaniği korunduğu için göz yaralanması riski olan kişilerle boks, ragbi ve askerlik gibi göze darbe gelme ihtimali yüksek alanlarda çalışanlar da genellikle PRK prosedürünü tercih ediyorlar. PRK’da kornea yüzey tedavisi tercih edildiği için korneayı etkileyen rahatsızlıkları olan hastalara da bu yöntem tavsiye ediliyor.

LASEK’te de durum aynı. Daha hassas gözler için uygulanan bir yöntem LASEK de. PRK’dan farkı ise sadece uygulama aşamasında. Uygulanan numaralar da PRK ile aynı ama bu noktada en doğru bilgiyi muayene sonrası doktorunuz verecektir. 
 
Değişen kırılma sorunları olan, korneasında sıyrık bulunan kişilerle ileri derecede glokomu olan kişilereyse PRK ve LASEK uygulanamıyor. Şeker hastalığınız varsa, durumunuzu etkileyen katarakt rahatsızlığınız ya da göz enfeksiyonunuz varsa da PRK-LASEK yöntemleriyle ameliyat olamıyorsunuz.

En doğru sonuçlar ve size uygun olan en iyi yöntemse tabii ki doktorunuzun yapacağı tetkikler sonrasında belli olacaktır.

PRK-LASEK Tekniklerinde İyileşme Süreci

PRK’nın diğer lazerli göz ameliyatlarına göre en büyük dezavantajı ise iyileşme süreci. Bu yöntemde iyileşme süreci biraz daha rahatsız edici ve uzun.

Operasyondan sonra gözlere koruyucu lens takılıyor ve bu lensler 3-4 gün gözde kalıyor. Bu lensleri klinik ortamda doktorunuz çıkarıyor. Gözlerde bu süre içerisinde yanma, batma, hafif ağrı gibi semptomlar olabiliyor ve ışığa karşı da hassas oluyorsunuz. Bundan dolayı ameliyata giderken yanınızda bir güneş gözlüğü götürmeniz iyi olacaktır. Bu sürecin böyle daha uzun olmasının sebebiyse epitel dokunun iyileşmesinin bu sürede tamamlanması.

Görmenin netleşmesi ortalama 1 hafta ile 10 gün sürüyor. İyi görmeyi kazanma süreciyse 3-4 hafta kadar sürebiliyor. Bu arada bulanık görme durumunun da olabildiğini ve 1 hafta sürebildiğini söylemeliyim. PRK ve LASEK tedavisi sonrası ilk bir ay görüşte dalgalanmalar oluyor ve en keskin görüş 2-3 ay sonra oluyor. Fakat ilk kontroller sonrası herhangi bir sorun olmaması durumunda 24 saat içinde araba kullanabilir ya da işinize gidebilirsiniz. 

PRK-LASEK Tekniklerinde Dikkat Etmeniz Gerekenler

Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi ilk önce güvenilir ve uzman bir doktorla görüştüğünüze emin olun demek istiyorum. Yöntemlerle ilgili dikkat edilmesi gerekenlere gelince;

Sert kontakt lens kullanımında PRK-LASEK teknikleriyle göz ameliyatı olunmadan 3 hafta önce, yumuşak kontakt lens kullanımındaysa ameliyattan 1 hafta önce lens kullanımının bırakılması gerekiyor.

1 hafta göz makyajı yapılmaması öneriliyor.

1 ay havuz, deniz, sauna, hamam ve solaryum tamamen yasak.

1 ay gözleriniz kaşımaktan ve ovuşturmaktan kaçınmalısınız. Ameliyat sonrası ilk gün bu yasak.

Gözler hassas olduğu için 1 ay basketbol, futbol, tenis, boks gibi takım sporlarından uzak durmalısınız.

Ameliyattan 1 gün sonra yürüyüş, koşu, aletle egzersiz gibi hafif sporları dikkatli olmak koşuluyla yapabiliyorsunuz.

SMILE Tekniği Nedir? Nasıl Uygulanır?

SMILE yöntemi, görme bozukluklarında uygulanan 3. nesil lazer tedavisi olarak karşımıza çıkıyor. PRK’nın lazerle tedavinin en eskisi olması gibi SMILE da en yenisidir. SMILE lazer tedavisinde son teknoloji olan femtosaniye lazer kullanılıyor.
 
SMILE yönteminde sadece miyop ve astigmatizma bozuklukları tedavi ediliyor; yani hipermetrop için uygun bir yöntem değil. Bu teknikle miyop için -10 dereceye, astigmat içinse -5 dereceye kadar bozukluklar başarıyla düzeltiliyor. Bu tekniğin en ayırt edici özelliğiyse tüm cerrahi basamakların tek lazerde yapılması.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor. Ameliyat sırasında yaklaşık 27 saniye süren bir lazer prosedürü var. Öncesinde gözlerinizi oynatmanızı engelleyen bir vakum halkası yerleştiriliyor ve sonrasında da lazer uygulanıyor. Son aşamada doktor kornea içinde oluşturulan parçayı sadece 2 mm olan bir kesiden dışarı çıkartıyor.

İşlem toplamda en fazla 15 dakika sürüyor.

SMILE Tekniği Kimlere Uygulanabilir?

Lazerle gerçekleştirilen göz ameliyatlarının en yenisi olan SMILE için ilk şartın 18 yaşından büyük olmak olduğunu söylemeliyim. En önemli ikinci şart da son bir yıl içerisinde göz numarasında değişim olmaması.

Miyop ve astigmatizma bozukluklarında kullanılan SMILE’da miyop derecesinin -1 ile -10 arasında, astigmatizmanın ise -5 dereceden küçük olması gerekiyor. Genel olarak kornea ve göz sağlık durumunun iyi olması, glokoma gibi rahatsızlıkların bulunmaması gerekiyor.

Diyabet hastalığı bulunan kişilerle ağır göz enfeksiyonu geçirmiş olan kişilere SMILE yöntemi uygulanamıyor. Göz bozukluğu hipermetrop olan kişiler de bu yönteme uygun değil. Tüm ameliyat işlemlerinde olduğu gibi hamilelik döneminde olan ya da emziren kadınlara da uygun değil SMILE. Kataraktlarındaki sıkıntı görmesini engelleyen insalarla kornea dejenerasyonu bulunan kişiler de bu yöntemin dışında kalıyor.

Tüm bunlarla birlikte bu kadar dikkat gerektiren bir sürecin en önemli parçasını detaylı tetkikler ve sonrasında doktorunuzun sunacağı tavsiyeler oluşturuyor.

SMILE Tekniğinde İyileşme Süreci

SMILE tekniğinin en büyük avantajlarından birini iyileşme süreci oluşturuyor. Hem kesik olmadığı hem de LASIK yöntemindeki gibi flap oluşturulmadığı için iyileşme daha hızlı ve çok daha sorunsuz geçiyor.

SMILE yönteminin en önemli özelliklerinden biri kişide kuru göz oluşturmaması. Bu nedenle kuru gözlü hastalara da uygulanabiliyor. Operasyon tek aşamada tamamlandığı için de ağrı ve batma çok hafif ve çok kısa süreli oluyor. İşlemden 24 saat sonra gelinen kontrolde görüşün %80-90’lık bir oranda kazanıldığını söyleyebiliriz. Görüşün kazanılması 2-3 günü bulabilirken görme keskinliğinin dengelenmesi de 2 ile 4 hafta içinde oluyor.

Gerçekleştirilen operasyonun ertesi gününde kişi normal sosyal yaşantısına dönüyor, araba kullanıp işe gidebiliyor. Ancak ışığa karşı olan hassasiyete karşı gözleri korumak önemli.

SMILE Tekniğinde Dikkat Etmeniz Gerekenler

Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi ilk önce güvenilir ve uzman bir doktorla görüştüğünüze emin olun demek istiyorum. SMILE yöntemiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenlere gelince;

Tedavi sonrası ilk birkaç saat, sulanma ve hafif batma hissi yaşanması olası. Bundan dolayı da doktor tarafından verilen damlaların özenle ve reçeteye uygun şekilde uygulanması gerekiyor.
 
İlk 24 saat boyunca göze dokunulmaması, gözle oynanmaması gerekiyor. Aynı şekilde ilk gün duş da almamalısınız.

İlk 20 gün boyunca enfeksiyon riskine karşı, havuza ya da denize gitmemeli, hijyen konusuna özen gösterilmelisiniz.

Ameliyattan 2 gün sonraysa spor salonlarında yapılan ve çok ekstrem olmayan sporlara dönebilirsiniz. Bunun öncesinde spor yapmamanız tavsiye ediliyor. Yüzme ve sörf gibi su sporlarınaysa ameliyattan 3-4 gün sonra başlayabiliyorsunuz. Hem dalış sporu hem de boks gibi darbe alınabilecek sporlaraysa iki haftadan önce dönmemenizi tavsiye ediyor doktorlar. 

En önemlisi de doktorunuzun tavsiyelerine uyup kontrollerinizi aksatmamanız.

Sık Sorulan Sorular

Lazer tedavisi gözün dış kısmında olan kornea tabakasına uygulandığı için retinanın hasar görmesi söz konusu değil.

Lazer tedavisi gözün damarsız olan kornea kısma uygulandığı için kanamalı ve açık bir tedavi değildir. Lazer tedavisi sırasında damlalı anestezi uygulandığı için ağrı ve acı da hissedilmiyor.

Göz yapısının uygunluğu durumunda lazerle göz ameliyatı iki kez uygulanabilir.

Astigmat, miyop ve hipermetropta gözlüksüz net görüş sağlamak için yapılan bu ameliyatlarda 0,50’nin altındaki değerler başarılı olarak yorumlanır ve hastanın gözlük takmasına gerek olmaz.

Ameliyat her iki göz için toplam 10-15 dakika sürer. Kişi göz lazer ameliyatı sırasında ağrı ya da acı hissetmez ama dokunma hissi devam eder ve işlem sırasında kısa bir süre gözünde baskı hisseder.

LASIK, iLASIK, PRK ve LASEK lazer teknikleri miyop, hipermetrop ve astigmatizma göz bozuklarının düzeltilmesinde kullanılıyor. SMILE tekniği ise miyop ve astigmatizma bozukluklarında kullanılırken hipermetrop kişilerde kullanılmıyor. Derecelere gelince: LASIK ve iLASIK teknikleri miyopta 10, astigmat ve hipermetropta ise 6 derecenin altındaki göz bozukluklarına uygulanıyor. PRK ve LASEK teknikleri miyopta 4, astigmat ve hipermetropta ise 2 derecenin altındaki göz bozukluklarına uygulanıyor. SMILE tekniği ise miyop için -10 dereceye, astigmat içinse -5 dereceye kadar bozukluklarda uygulanıyor.

iLASIK, Femtosaniye Lazer ve Excimer Lazer cihazları ile yapılır ve şu durumlarda uygulanır: Yüksek astigmatizma durumunda, Korneada aberasyonların (göze giren ışık demetinin miyopi, hipermetropi veya astigmatizma gibi düzenli kusurlar dışında kalan korneadaki düzensiz kusurlara bağlı sapması) olması durumunda, LASIK sonrası numara kalması durumunda, Kişinin daha önce katarakt, kornea nakli gibi ameliyat geçirmiş olması durumunda uygulanır. iLASIK ile yüksek astigmatizma ve kornea aberasyonu olan kişinin gözlüksüz veya kontakt lenssiz görme seviyesinin artırılmasının yanında, görüş kalitesi de artırılır. iLASIK tedavisinde astigmatizma, miyop ve hipermetropinin tam olarak düzeltilmesi hedeflenir.

Göz lazer ameliyatına, göz doktorunuzun yapacağı detaylı göz muayenesi sonrası karar verilir. Bu muayenede, kornea kalınlığı ve şekli gibi birçok unsurun değerlendirildiği detaylı bir kornea muayenesi de yapılır.

Ameliyat sonrası ilk 24 saat gözünüzü ovalamayınız, banyo yapmayınız. İlk 24 saat sonra normal hayatınıza dönebilirsiniz. Kontrollerinizi hekiminizin önerdiği sıklıkta yaptırınız.

Korneada yapısal bozukluğun olduğu, kornea kalınlığının ameliyat için yeterli olmadığı, kişinin şiddetli kuru göz hastalığı ya da göz tansiyonunun (glokom) olduğu durumlarda lazer yöntemi uygulanamıyor. Ayrıca kontrolsüz şeker hastalığı, romatizma gibi bağ dokusu hastalıkları olanlarda, HIV pozitif olan hastalarda ve gebe ve emzirme döneminde olan kadınlarda da lazer yöntemi yapılamıyor.

Lazerle gerçekleştirilen göz ameliyatlarının hepsi belli dereceler için gerçekleştirilir. Bunların dışında kalan ve göz bozukluğu derecelerinin fazla olduğu durumlar olduğunda Fakik Göz İçi Lens uygulaması yapılıyor ve miyop, hipermetrop ve astigmatizma için, yani tüm göz bozuklukları için uygulanabiliyor. Ameliyat olunmasına engel olabilecek bir durum yoksa miyopide yaklaşık 8 - 10, hipermetropi de ise 5 numaranın üstündeki kırma kusurlarına Fakik göz içi lens yerleştirilebiliyor. Lazer ameliyatlarından farkı, uygulamanın geri dönüşümlü olabilmesi ve yüksek miyop ve hipermetrop olan kişilere de uygulanabilir olması. Ayrıca lazerde olduğu gibi gözün doğal merceğine bir müdahalede bulunulmuyor bu teknikte, göz içi lensi irisin önüne veya arkasına yerleştiriliyor. Göz bozukluğunuza en uygun tedavi yöntemiyse tabi ki doktorunuzun gerçekleştireceği detaylı muayene ve testler sonrasında belli oluyor.

Gözlerimizin bozulması hepimizin bildiği ve birçok kişinin yaşadığı bir gerçek. Genetik veya dış sebeplere bağlı olarak kornea görüntüyü mercek üzerine düzgün düşüremediğinde ya da mercek opaklaştığında yaşanan bu hastalıklarsa miyopi, hipermetropi, astigmatizma, presbiyopi ve katarakttır. İnsanların yüzyıllardır yaşadığı bu bozukluklar uzun süre boyunca gözlükle, sonrasında da bıçaklı ameliyatlarla düzeltilmişti. 1988 yılında lazer teknolojisinin göz ameliyatlarına uygulanmasıysa her şeyi değiştirdi.

Aradan geçen süre içerisinde lazer teknikleri çoğaldı ve çok daha mükemmelleşti. Bıçaksız gerçekleştirlen lazer ameliyatları çok daha kısa sürüyor, daha başarılı ve iyileşme süreleri de daha kısa. Hata paylarıysa neredeyse bulunmuyor. Yani şu anda en güvenilir yöntem. Bu son teknolojiler ağrı ve sızıyı da ortadan kaldırmış durumda. Yaşasın!

Kısacası, tamamen bilgisayar kontrollü lazer cihazlarının gözün saydam tabakası olan korneanın şeklini değiştirerek görme bozukluklarını gidermesi işlemine lazerli göz ameliyatları deniyor. En yaygın olarak kullanılan lazer tekniği dolayısıyla “Excimer lazer ameliyatı” diye de biliniyor ve 30 yıldan fazladır başarıyla göz bozukluklarının tedavisinde kullanılıyor. Bu ışınlar gözün en önündeki şeffaf kornea tabakasına temas edince buradaki kornea moleküllerini birbirine  bağlayan kimyasal bağları koparıyor ve böylece korneanın yüzeyindeki o kısmı yok ediyor.

Bu olay fotokimyasal bir işlem olduğundan gözün hiçbir dokusuna zarar vermiyor, hatta etkisi gözün iç kısımlarına bile girmiyor, çünkü gözyaşına veya herhangi bir sıvıya rastladığı anda tüm etkisini kaybediyor. Korkacak hiçbir şey yok yani.

Aşağıda anlatacağım birçok farklı lazerli operasyon çeşidi bulunuyor. Bunlar LASIK-iLASIK, PRK, LASEK ve SMILE teknikleri. Bu farklı tekniklerden istediğinizi tercih edemiyorsunuz her zaman. Yapılan muayene sonrasında göz yapınıza ve bozukluğunuza bağlı olarak size en uygun teknik belirleniyor. Yani en iyi yol uzman bir doktora danışmanız.

Aslında lazer işlemi tüm ameliyatlarda korneanın epitel tabakasının altında yer alan stroma tabakasına uygulanıyor. Bu tabakaya ulaşmak üzere uygulanan yönteme göre de teknikler farklılaşıyor.

Araştırmalarım sonucunda toplamda 10’dan fazla lazerle göz ameliyatı yöntemi olduğunu gördüm. Ama internette küçük bir araştırma sonucunda sizin de görebileceğiniz gibi bunlar arasında 5 tanesi çok yaygın. Aslında en yaygını LASIK denen yöntem ama bu tekniklerin hepsi teknolojik gelişmeler ve geliştirmeler sonucu ortaya çıkmış. Madem ki son teknoloji bir sistemden bahsediyoruz, diğer yaygın yöntemleri eklememek olmazdı.

Bu tekniklerin en yaygın olanı LASIK. En yaygın teknik olmasının en büyük sebebi de işlem için çoğu insanın uygun olması, yani dünya genelinde göz bozukluğu bulunan insanların çoğu bu teknikle tedavi olabiliyor. İkinci teknik bu tekniğin en gelişmiş hali olan iLASIK ya da FEMTOLASIK. LASIK ve iLASIK tekniklerinin çok benzer olmaları sebebiyle bunları bir arada düşünmek, karşılaştırma yapabilmek açısından yararlı. Ondan dolayı bu ikisini birlikte anlatacağım.

Bir sonraki teknik olan PRK aslında lazerli göz ameliyatı tekniklerinin en eskisi. 1988 yılında ilk ameliyatta kullanılan teknik bu. Diğer bir teknik olan LASEK’se PRK tekniğinin modifiye hali ve LASIK ile PRK’nın bazı özelliklerini birleştiren teknik olarak biliniyor. Bundan ve bazı doktorların PRK ve LASEK yöntemlerini dönüşümlü kullanmalarından dolayı bu iki tekniği de birlikte ve karşılaştırmalı anlatacağım.

Son teknik olan SMILE ise 2000’li yıllarda geliştirilmiş ve miyopiyle astigmatizmanın düzeltilmesinde kullanılıyor. Bu teknik, özellikle kuru göz sendromu sahibi ya da boksör gibi göze darbe alma riski olan kişiler için öneriliyor.

Her tekniğin daha geniş açıklamasıyla operasyon ve iyileşme süreçlerini aşağıda bulabilirsiniz.

LASIK tekniği miyop, hipermetrop ve astigmatizmanın düzeltilmesinde kullanılıyor. Hem her göz bozukluğuna uygulanabilmesi hem de insanların çoğunun göz bozukluğunun bu teknikle tedavi edilebilir olmasından dolayı bu teknik çok yaygın. Fakat farklı tekniklerin olmasının en önemli sebebi farklı göz yapılarına ya da bozukluk derecelerine uygun olmaları. Bundan dolayı da size en uygun olan yöntem detaylı bir muayeneden sonra belli oluyor. Bunu unutmayın.

Ameliyatta iki aşama bulunuyor. İlk aşama korneada ince bir zarın kaldırılması, ikincisi ise alt tabakadaki bozukluğun lazerle düzeltilmesi.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor.

Daha sonrasında operasyonun ilk aşamasında korneada ince zar gibi bir tabaka (flap) kaldırılıyor. LASIK tekniğinde bu ilk aşama mikrokeratom denilen bıçakla gerçekleştiriliyor ki bu klasik LASIK tekniğinin ayırıcı özelliği. iLASIK ya da FEMTOLASIK tekniğinden ayrıldığı yer de burası. iLASIK yönteminde bu aşamada bıçak değil de lazer kullanılıyor, yani gözle temas hiç yok.  

Bu minik flap denilen bölüm kaldırıldıktan sonra ikinci aşamada görme bozukluğunu düzeltmek için lazer kullanılıyor. Bu işlem hem LASIK hem de iLASIK yönteminde aynı. Lazerle göz ameliyatı dediğimiz işlem aslında bu. Yani korneada kaldırılan kısım sonrası uygulanan lazer işlemi. Bu işlem sadece saniyeler sürüyor. Operasyonun toplam süresi ise 10-15 dakika. Yani ameliyata girmenizle çıkmanız neredeyse bir oluyor diyebiliriz.

Bu tekniklerin yapılabilmesinin ilk şartı 18 yaşını doldurmuş olmanız. İkinci en temel faktörse göz bozukluklarının son bir sene içinde değişmemiş ya da çok az değişmiş olması.

LASIK ve iLASIK lazerle göz ameliyatı miyop, hipermetrop ve astigmatizmaya uygulanabiliyor ama bunlar için üst sınırlar mevcut. Eğer göz bozukluklarınız miyopsanız 10’un, astigmat veya hipermetropsanız 6 derecenin altında ise bu tekniklerle ameliyat olabiliyorsunuz. Ayrıca kornea kalınlığınızın, kornea yüzeyinizin ve göz yapınızın bu yöntemler için uygun olması gerekiyor ki bunlar muayenede belli oluyor.

Bu tekniklerin uygulanamadığı durumlar da söz konusu. Korneanız inceyse, korneanızda keratokonusu varsa, katarakt hastalığınız bulunuyorsa, gözünüzde diyabet bulgularına rastlanması durumunda ve romatizmal hastalıklarınız bulunuyorsa LASIK ve iLASIK ameliyatı olamıyorsunuz. Ayrıca hamile ve emziren kadınlar da bu ameliyatı olamıyorlar
.
Ayrıca muayene sırasında tespit edilen bazı durumlarda LASIK operasyonu öncesinde bu sorunlar tedavi ediliyor. Bunlardan göz tansiyonunun tesbitinde önce göz içi basıncı düzenleniyor, sonra lazer tedavisi gerçekleştiriliyor. Retinada yırtık, delik veya ince alanlar varsa önce bunlar emniyete alınıyor. Lazerle göz ameliyatıysa bundan 3 hafta sonra uygulanıyor.

LASIK ve iLASIK tekniklerinin bu kadar popüler olmasının sebeplerinden birisi iyileşme süreçlerinin hızlı olması. Bulanıklık birkaç gün sürebilse de doktorlar operasyonun ertesi günü normal yaşantınıza dönebileceğinizi söylüyor. Süreçler ve dikkat etmeniz gerekenlerse şu şekilde:

Ameliyat sonrasında gözlerinize antibiyotikli damla damlatılıyor ve gözünüze toz veya yabancı madde kaçmasını engellemek için koruyucu gözlük takılıyor. Operasyondan bir gün sonra klinikte ya da hastanede muayeneye geliyorsunuz ve bu gözlük burada doktorlar tarafından çıkartılıyor. Ayrıca doktorunuz koruma amaçlı lens kullanımını da tavsiye edebilir.

Normal süreçte operasyondan bir gün sonra normal yaşantınıza dönebiliyorsunuz. Fakat bu ilk gün içerisinde güzleriniz hassas ve ışığa duyarlı olduğundan televizyon seyretmek, kitap okumak ve telefonla yakından ilgilenmek tavsiye edilmiyor. En iyi iyileşme tavsiyesi ise gözlerinizi kapalı tutarak dinlendirmeniz, daha da iyisi bol bol uyumanız.

Ameliyat sonrası birkaç saat gözlerinizde yanma, batma, sulanma olabiliyor. Bu son derece normal. Ağrı nadiren de olsa yaşanabiliyor ve böyle bir durumda ağrı kesici alıyorsunuz. İyileşme sürecini hızlandırmak için gözlerinize ellerinizi sürmemeli, kaşımamalı ve ovalamamalısınız. Doktor bunu engellemek için ilk gün koruyucu gözlükle uyumanızı tavsiye edebilir.

Ayrıca operasyon akşamı banyo yapmıyor, yüzünüzü de yıkamayorsunuz. Operasyon sonrasında birkaç gün bulanık görmeniz tamamen normal. Ancak herhangi bir sıkıntı yaşamamanız için operasyona gelirken yanınızda bir refakatçi olması tavsiye ediliyor. Bu bulanıklıklar azalarak bazen birkaç hafta ya da ay sürebiliyor ama ameliyat sonrası düzenli olarak kontrollere gideceğiniz için bunları doktorunuz değerlendirecektir. Bu ameliyat süresi kontroller ortalama altı ay sürüyor. 

Bu yöntemlerde tedavinin ertesi günü klnikte kısa bir kontrol yapılır ve bundan sonra normal yaşamınızaa geri dönebilirsiniz ama hem sağlığınız hem de ameliyatın başarısının artması için dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu bilmelisiniz. Bunların en önemlileri şunlar:

1 hafta göz makyajı yapılmaması öneriliyor.

1 ay havuz, deniz, sauna, hamam ve solaryum tamamen yasak.

1 ay gözleriniz kaşımaktan ve ovuşturmaktan kaçınmalısınız. Ameliyat sonrası ilk gün bu yasak.

Gözler hassas olduğu için 1 ay basketbol, futbol, tenis, boks gibi takım sporlarından uzak durmalısınız. Hatta göze darbe alma ihtimali olan sporlardan birini yapan bir sporcuysanız doktorunuz size başka bir yöntemi tavsiye edebilir. 

Ameliyattan 1 gün sonra yürüyüş, koşu, aletle egzersiz gibi hafif sporları dikkatli olmak koşuluyla yapabiliyorsunuz.

PRK aslında lazerle ameliyat tekniklerinin en eskisi. 1988 yıında gerçekleştirilen ilk lazerle göz ameliyatı PRK tekniğiyle yapılmış. LASEK de PRK yönteminin uygulamada modifiye edilmiş hali. Her ikisi de yüzey tedavisi olarak biliniyor ve korneanın yüzeyinden gerçekleştiriliyor.

Lazerli tekniklerini en yaygını olan LASIK tekniğinden farklı olarak PRK yönteminde, korneada kesi (LASIK/iLASIK) ile ince tabaka (flap) oluşturulmuyor, lazer doğrudan dış yüzeyden başlıyor. PRK tekniği korneanın en üstündeki epitel olarak adlandırılan ince canlı doku sıyrılarak alttaki dokuya Excimer Lazer’in uygulanması işlemidir. Bundan dolayı PRK tekniği korneası ince olan kişilere daha uygun.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor. Gözler uyuştuktan sonra korneanın en üst tabakası (epitelyum) spatül, alkol veya EXCIMER lazer uygulanarak kaldırılıyor. Bu epitelyum eğer spatül uygulanarak kaldırılıyorsa PRK, seyreltilmiş alkol uygulanarak kaldırılıyorsa LASEK oluyor. Eğer EXCIMER lazerle kaldırılıyorsa da buna “göze temassız lazer” deniyor.

Daha sonrasında yüzeye lazer uygulanıyor. Lazerle göz ameliyatı dediğimiz işlem aslında bu. Yani korneada kaldırılan kısım sonrası uygulanan lazer işlemi. Daha sonra kaldırılan epitelyum yerine yerleştiriliyor ve işlem bitiyor. Birkaç gün kullanmak üzere de koruyucu lensler takılıyor. Bu işlemler yaklaşık 15 dakika sürüyor.

Öncelikle lazerle göz ameliyatı olmak için 18 yaşını doldurmuş olmanız, son bir yıl içinde de göz derecenizde değişiklik olmamış olması (ya da çok az olması) gerektiğini söylemeliyim.

PRK tekniği miyopta 4 derecenin, hipermetropta 2 derecenin ve astigmatizmada da 2 derecenin altındaki kişilerin tedavisi için kullanılabiliyor. Bu kişiler arasında özellikle de ince korneası ve gözlerini etkileyen bazı tıbbi rahatsızlıkları olan kişilere uygulanıyor. Kornea tabakasından herhangi bir flap kaldırılmadığı ve kornea biyomekaniği korunduğu için göz yaralanması riski olan kişilerle boks, ragbi ve askerlik gibi göze darbe gelme ihtimali yüksek alanlarda çalışanlar da genellikle PRK prosedürünü tercih ediyorlar. PRK’da kornea yüzey tedavisi tercih edildiği için korneayı etkileyen rahatsızlıkları olan hastalara da bu yöntem tavsiye ediliyor.

LASEK’te de durum aynı. Daha hassas gözler için uygulanan bir yöntem LASEK de. PRK’dan farkı ise sadece uygulama aşamasında. Uygulanan numaralar da PRK ile aynı ama bu noktada en doğru bilgiyi muayene sonrası doktorunuz verecektir. 
 
Değişen kırılma sorunları olan, korneasında sıyrık bulunan kişilerle ileri derecede glokomu olan kişilereyse PRK ve LASEK uygulanamıyor. Şeker hastalığınız varsa, durumunuzu etkileyen katarakt rahatsızlığınız ya da göz enfeksiyonunuz varsa da PRK-LASEK yöntemleriyle ameliyat olamıyorsunuz.

En doğru sonuçlar ve size uygun olan en iyi yöntemse tabii ki doktorunuzun yapacağı tetkikler sonrasında belli olacaktır.

PRK’nın diğer lazerli göz ameliyatlarına göre en büyük dezavantajı ise iyileşme süreci. Bu yöntemde iyileşme süreci biraz daha rahatsız edici ve uzun.

Operasyondan sonra gözlere koruyucu lens takılıyor ve bu lensler 3-4 gün gözde kalıyor. Bu lensleri klinik ortamda doktorunuz çıkarıyor. Gözlerde bu süre içerisinde yanma, batma, hafif ağrı gibi semptomlar olabiliyor ve ışığa karşı da hassas oluyorsunuz. Bundan dolayı ameliyata giderken yanınızda bir güneş gözlüğü götürmeniz iyi olacaktır. Bu sürecin böyle daha uzun olmasının sebebiyse epitel dokunun iyileşmesinin bu sürede tamamlanması.

Görmenin netleşmesi ortalama 1 hafta ile 10 gün sürüyor. İyi görmeyi kazanma süreciyse 3-4 hafta kadar sürebiliyor. Bu arada bulanık görme durumunun da olabildiğini ve 1 hafta sürebildiğini söylemeliyim. PRK ve LASEK tedavisi sonrası ilk bir ay görüşte dalgalanmalar oluyor ve en keskin görüş 2-3 ay sonra oluyor. Fakat ilk kontroller sonrası herhangi bir sorun olmaması durumunda 24 saat içinde araba kullanabilir ya da işinize gidebilirsiniz. 

Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi ilk önce güvenilir ve uzman bir doktorla görüştüğünüze emin olun demek istiyorum. Yöntemlerle ilgili dikkat edilmesi gerekenlere gelince;

Sert kontakt lens kullanımında PRK-LASEK teknikleriyle göz ameliyatı olunmadan 3 hafta önce, yumuşak kontakt lens kullanımındaysa ameliyattan 1 hafta önce lens kullanımının bırakılması gerekiyor.

1 hafta göz makyajı yapılmaması öneriliyor.

1 ay havuz, deniz, sauna, hamam ve solaryum tamamen yasak.

1 ay gözleriniz kaşımaktan ve ovuşturmaktan kaçınmalısınız. Ameliyat sonrası ilk gün bu yasak.

Gözler hassas olduğu için 1 ay basketbol, futbol, tenis, boks gibi takım sporlarından uzak durmalısınız.

Ameliyattan 1 gün sonra yürüyüş, koşu, aletle egzersiz gibi hafif sporları dikkatli olmak koşuluyla yapabiliyorsunuz.

SMILE yöntemi, görme bozukluklarında uygulanan 3. nesil lazer tedavisi olarak karşımıza çıkıyor. PRK’nın lazerle tedavinin en eskisi olması gibi SMILE da en yenisidir. SMILE lazer tedavisinde son teknoloji olan femtosaniye lazer kullanılıyor.
 
SMILE yönteminde sadece miyop ve astigmatizma bozuklukları tedavi ediliyor; yani hipermetrop için uygun bir yöntem değil. Bu teknikle miyop için -10 dereceye, astigmat içinse -5 dereceye kadar bozukluklar başarıyla düzeltiliyor. Bu tekniğin en ayırt edici özelliğiyse tüm cerrahi basamakların tek lazerde yapılması.

Operasyon öncesinde hastanın gözleri damlayla uyuşturuluyor. Yani genel anestezi veya iğne ile anestezi kullanılmıyor. Ama kişi operasyon sırasında ağrı ya da acı hissetmiyor. Ameliyat sırasında yaklaşık 27 saniye süren bir lazer prosedürü var. Öncesinde gözlerinizi oynatmanızı engelleyen bir vakum halkası yerleştiriliyor ve sonrasında da lazer uygulanıyor. Son aşamada doktor kornea içinde oluşturulan parçayı sadece 2 mm olan bir kesiden dışarı çıkartıyor.

İşlem toplamda en fazla 15 dakika sürüyor.

Lazerle gerçekleştirilen göz ameliyatlarının en yenisi olan SMILE için ilk şartın 18 yaşından büyük olmak olduğunu söylemeliyim. En önemli ikinci şart da son bir yıl içerisinde göz numarasında değişim olmaması.

Miyop ve astigmatizma bozukluklarında kullanılan SMILE’da miyop derecesinin -1 ile -10 arasında, astigmatizmanın ise -5 dereceden küçük olması gerekiyor. Genel olarak kornea ve göz sağlık durumunun iyi olması, glokoma gibi rahatsızlıkların bulunmaması gerekiyor.

Diyabet hastalığı bulunan kişilerle ağır göz enfeksiyonu geçirmiş olan kişilere SMILE yöntemi uygulanamıyor. Göz bozukluğu hipermetrop olan kişiler de bu yönteme uygun değil. Tüm ameliyat işlemlerinde olduğu gibi hamilelik döneminde olan ya da emziren kadınlara da uygun değil SMILE. Kataraktlarındaki sıkıntı görmesini engelleyen insalarla kornea dejenerasyonu bulunan kişiler de bu yöntemin dışında kalıyor.

Tüm bunlarla birlikte bu kadar dikkat gerektiren bir sürecin en önemli parçasını detaylı tetkikler ve sonrasında doktorunuzun sunacağı tavsiyeler oluşturuyor.

SMILE tekniğinin en büyük avantajlarından birini iyileşme süreci oluşturuyor. Hem kesik olmadığı hem de LASIK yöntemindeki gibi flap oluşturulmadığı için iyileşme daha hızlı ve çok daha sorunsuz geçiyor.

SMILE yönteminin en önemli özelliklerinden biri kişide kuru göz oluşturmaması. Bu nedenle kuru gözlü hastalara da uygulanabiliyor. Operasyon tek aşamada tamamlandığı için de ağrı ve batma çok hafif ve çok kısa süreli oluyor. İşlemden 24 saat sonra gelinen kontrolde görüşün %80-90’lık bir oranda kazanıldığını söyleyebiliriz. Görüşün kazanılması 2-3 günü bulabilirken görme keskinliğinin dengelenmesi de 2 ile 4 hafta içinde oluyor.

Gerçekleştirilen operasyonun ertesi gününde kişi normal sosyal yaşantısına dönüyor, araba kullanıp işe gidebiliyor. Ancak ışığa karşı olan hassasiyete karşı gözleri korumak önemli.

Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi ilk önce güvenilir ve uzman bir doktorla görüştüğünüze emin olun demek istiyorum. SMILE yöntemiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenlere gelince;

Tedavi sonrası ilk birkaç saat, sulanma ve hafif batma hissi yaşanması olası. Bundan dolayı da doktor tarafından verilen damlaların özenle ve reçeteye uygun şekilde uygulanması gerekiyor.
 
İlk 24 saat boyunca göze dokunulmaması, gözle oynanmaması gerekiyor. Aynı şekilde ilk gün duş da almamalısınız.

İlk 20 gün boyunca enfeksiyon riskine karşı, havuza ya da denize gitmemeli, hijyen konusuna özen gösterilmelisiniz.

Ameliyattan 2 gün sonraysa spor salonlarında yapılan ve çok ekstrem olmayan sporlara dönebilirsiniz. Bunun öncesinde spor yapmamanız tavsiye ediliyor. Yüzme ve sörf gibi su sporlarınaysa ameliyattan 3-4 gün sonra başlayabiliyorsunuz. Hem dalış sporu hem de boks gibi darbe alınabilecek sporlaraysa iki haftadan önce dönmemenizi tavsiye ediyor doktorlar. 

En önemlisi de doktorunuzun tavsiyelerine uyup kontrollerinizi aksatmamanız.

Lazer tedavisi gözün dış kısmında olan kornea tabakasına uygulandığı için retinanın hasar görmesi söz konusu değil.

Lazer tedavisi gözün damarsız olan kornea kısma uygulandığı için kanamalı ve açık bir tedavi değildir. Lazer tedavisi sırasında damlalı anestezi uygulandığı için ağrı ve acı da hissedilmiyor.

Göz yapısının uygunluğu durumunda lazerle göz ameliyatı iki kez uygulanabilir.

Astigmat, miyop ve hipermetropta gözlüksüz net görüş sağlamak için yapılan bu ameliyatlarda 0,50’nin altındaki değerler başarılı olarak yorumlanır ve hastanın gözlük takmasına gerek olmaz.

Ameliyat her iki göz için toplam 10-15 dakika sürer. Kişi göz lazer ameliyatı sırasında ağrı ya da acı hissetmez ama dokunma hissi devam eder ve işlem sırasında kısa bir süre gözünde baskı hisseder.

LASIK, iLASIK, PRK ve LASEK lazer teknikleri miyop, hipermetrop ve astigmatizma göz bozuklarının düzeltilmesinde kullanılıyor. SMILE tekniği ise miyop ve astigmatizma bozukluklarında kullanılırken hipermetrop kişilerde kullanılmıyor. Derecelere gelince: LASIK ve iLASIK teknikleri miyopta 10, astigmat ve hipermetropta ise 6 derecenin altındaki göz bozukluklarına uygulanıyor. PRK ve LASEK teknikleri miyopta 4, astigmat ve hipermetropta ise 2 derecenin altındaki göz bozukluklarına uygulanıyor. SMILE tekniği ise miyop için -10 dereceye, astigmat içinse -5 dereceye kadar bozukluklarda uygulanıyor.

iLASIK, Femtosaniye Lazer ve Excimer Lazer cihazları ile yapılır ve şu durumlarda uygulanır: Yüksek astigmatizma durumunda, Korneada aberasyonların (göze giren ışık demetinin miyopi, hipermetropi veya astigmatizma gibi düzenli kusurlar dışında kalan korneadaki düzensiz kusurlara bağlı sapması) olması durumunda, LASIK sonrası numara kalması durumunda, Kişinin daha önce katarakt, kornea nakli gibi ameliyat geçirmiş olması durumunda uygulanır. iLASIK ile yüksek astigmatizma ve kornea aberasyonu olan kişinin gözlüksüz veya kontakt lenssiz görme seviyesinin artırılmasının yanında, görüş kalitesi de artırılır. iLASIK tedavisinde astigmatizma, miyop ve hipermetropinin tam olarak düzeltilmesi hedeflenir.

Göz lazer ameliyatına, göz doktorunuzun yapacağı detaylı göz muayenesi sonrası karar verilir. Bu muayenede, kornea kalınlığı ve şekli gibi birçok unsurun değerlendirildiği detaylı bir kornea muayenesi de yapılır.

Ameliyat sonrası ilk 24 saat gözünüzü ovalamayınız, banyo yapmayınız. İlk 24 saat sonra normal hayatınıza dönebilirsiniz. Kontrollerinizi hekiminizin önerdiği sıklıkta yaptırınız.

Korneada yapısal bozukluğun olduğu, kornea kalınlığının ameliyat için yeterli olmadığı, kişinin şiddetli kuru göz hastalığı ya da göz tansiyonunun (glokom) olduğu durumlarda lazer yöntemi uygulanamıyor. Ayrıca kontrolsüz şeker hastalığı, romatizma gibi bağ dokusu hastalıkları olanlarda, HIV pozitif olan hastalarda ve gebe ve emzirme döneminde olan kadınlarda da lazer yöntemi yapılamıyor.

Lazerle gerçekleştirilen göz ameliyatlarının hepsi belli dereceler için gerçekleştirilir. Bunların dışında kalan ve göz bozukluğu derecelerinin fazla olduğu durumlar olduğunda Fakik Göz İçi Lens uygulaması yapılıyor ve miyop, hipermetrop ve astigmatizma için, yani tüm göz bozuklukları için uygulanabiliyor. Ameliyat olunmasına engel olabilecek bir durum yoksa miyopide yaklaşık 8 - 10, hipermetropi de ise 5 numaranın üstündeki kırma kusurlarına Fakik göz içi lens yerleştirilebiliyor. Lazer ameliyatlarından farkı, uygulamanın geri dönüşümlü olabilmesi ve yüksek miyop ve hipermetrop olan kişilere de uygulanabilir olması. Ayrıca lazerde olduğu gibi gözün doğal merceğine bir müdahalede bulunulmuyor bu teknikte, göz içi lensi irisin önüne veya arkasına yerleştiriliyor. Göz bozukluğunuza en uygun tedavi yöntemiyse tabi ki doktorunuzun gerçekleştireceği detaylı muayene ve testler sonrasında belli oluyor.

Yorum Yazın

Deneyimlerinizi bizimle paylasın

Adınız ve Sehriniz: Başlık:
Yorumunuz:

Göndere tıklayarak adımın ve yorumumun web de paylasılmasına izin veriyorum.




Form
Whatsapp
wp
2008 - 2020 MedClinicsTurkey.com
Instagram Facebook Twitter Youtube Pinterest Linkedin Tiktok